islamda Aile ve Aile hakkında yazılar Forumundan Fedakarlığın da ölçüsü olmalı mı? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Fedakarlığın da ölçüsü olmalı mı?

    Reklam




    Fedakârlığın da ölçüsü olmalı mı?

    Fedakârlığın sınırı, fedakârlık yapılan tarafın kişiliğine göre ayarlanmalıdır. Karşımızdaki kişi nankör değilse, ona yapılacak fedakârlıkta sınır koymaya gerek yoktur. Bir kişi nankörse, küstahsa, hep kendi çıkarlarını düşünüyorsa, böyle bir kişiye yapılan fedakârlıkta mecburiyetin dışına çıkılmamalıdır. Çünkü bu kişiler hep kendilerine hayranlık uyandırmak ve almak isterler. Fedakârlık gördükleri zaman, bunu yapan kişiyi küçük ve saf gibi görmeye başlarlar. Böyle kişilere karşı fedakârlığa sınır koymazsak, o kişinin egosunu iyice şişirir ve kendini daha çok beğenmesine neden oluruz. Fakat genede kadın evliliğim devam etsin diye tek taraflı fedakarlığını biraz da çocukları için sürdürmek isteyecektir. Ancak bunlar Allah indinde de karşılığı olan şeylerdir. İnsan namazla almayacağı sevap ve makamı sabrı ile alır.

    Velilerden Beyazıt’ı Bistami hazretleri namaza dururken hem kendisi hem de cemaat kabe’yi görüp öyle namaza dururlarmış. Bir gün cemaat kabe’yi göremez olmuş. Sormuşlar, hocam ne oldu, bir şey mi var denilince, demiş ki, sormayın, eski bir hanımım vardı bana çok eziyet ediyordu, bende ona sabrediyordum, hem ben hem siz, kabeyi görüyorduk. Fakat şimdi o öldü. Yeni ve genç bir hanım aldım. Her sözümü tutuyor, bana da sabredecek bir şey kalmıyor, bu yüzden kabe de görünmüyor, demiş.


    Bir canlı örnek de bir akrabam olan eşimin teyzesinin beyi asker emeklisi Metin abiden. Metin abinin babası küçükken vefat eder ve beş kardeş ortada kalırlar. Anneleri büyük bir gayretle bu beş çocuğu büyütür meslek sahibi yapar ve evlendirir. Yaşlı teyze geçtiğimiz yıllarda öldü.aradan birkaç yıl geçince Metin abi rüyasında annesini görür. Rüyasında annesinin saçları up uzun olup yerlerde sürünmektedir ve diğer cennet kadınları onu ziyarete gelmişlerdir. Oğluna der ki, oğlum buraya namazsız gelinmiyor! İşte yetim yetiştirmenin Allah katındaki karşılığı cennettir. Eh, namaz da olursa daha garanti.

    İşte dinin sabra teşvik ve mükafatı olmasa evlilikler daha çabuk bitebilir. Günümüzde namaz ve iman noksanlığını, bencillik, kolay elde etme, mücadelesiz hayat sürme isteği, her şeyi hazır bulma, en ufak bir anlaşmazlıklarda kişiyi evliliği kurtarmak için çaba göstermek yerine hemen ayrılmaya götürmektedir. Kolay bulunan kız arkadaşlıkları da çekici olmaktadır. Fakat asıl darbeyi çocuklar yemektedir. Eşimin ilkokulundaki sınıfında 22 öğrenciden 6 sı ayrılma modunda. Eşim şahsi gayretiyle ikisini bir araya getirdi. Diğer öğretmenlerin tavrı şu. Canım sorunlu koca çekilir mi? Ayrılsın gitsin. Toplumun bu affedilmez tavrını anlamak mümkün değil. Din, iki kişi arasını bulmayı sevap saydığı gibi bu konudaki birleştirici bir yalanı da hoş görür.

    İş mi aile mi?

    Sağlıklı bir aile yapısını bozan unsurlardan biri de, eşlerin iş bayatında hırslı olmasıdır. Çağımızda bireylerin iki önemli hastalığı vardır. Biri bencillik, diğeri de lüks düşkünlüğüdür. Erkekler, kendilerini iş hayatına kaptırıp aileleriyle yeterince ilgilenmeyerek farkında olmadan bencillik yaparlar. Kadınlarda ise her şeyin en iyisine sahip olma hırsı vardır. Tüketimde ve iş hayatında hırs, hem aileyi hem de eşlerin ruh sağlığını olumsuz etkiler.
    Hemen her insanda, daha hızlı yaşama, daha mutlu olma, daha iyisini elde etme, başkalarının yapamadığını yapabilme arzusu vardır. Bu eğilim, insanoğlunun her alanda ilerleyebilmesi ve gelişmesi için şarttır. Burada bütün mesele, ölçüyü iyi ayarlamaktır.
    Erkeğin önceliklerini şaşırarak, iyi baba, iyi eş ile iyi iş adamı olma arasındaki dengeyi bozması hırs sınırları içerisindedir. Aynı cümleyi kadınlar için de kurabiliriz. İş hayatına odaklanmış bir erkeğin veya kadının önceliklerini iyi belirlemesi gerekir. Eşlerin hedef piramidinin en üst noktasında, var oluş amacına uygun soyut idealleri olmalıdır. Bu idealin altında ise mutlu bir aile hayatı, iş hayatında başarı, insanlara faydalı olma gibi hedefler yer almalıdır.
    Kendisini iş hayatına kaptıran kişi, vicdanına sık sık “Birkaç fabrikaya sahip olmak mı önemli yoksa topluma faydalı çocuklar ve gençler yetiştirmek mi?” diye sormalıdır. Ve bilmelidir ki iyi evlat yetiştirmekten daha büyük servet yoktur.
    alıntı..



    Paylaş
    Fedakarlığın da ölçüsü olmalı mı? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bir insan Allah rızası için fedakarlık yaptığında hem karşılık beklemez hem de beklentiye girmez böylece fedakarlığının karşılığını göremeyen bir insan içsel huzursuzluğa bürünmez. Çünkü karşılığını Allah'ın vereceğinden emindir.



tek taraflı fedakarlık,  evlilikte tek taraflı fedakarlık,  fedakarlığın sınırı,  fedakarlık ölçüsü,  dinimizde fedakarlik nasil olmali,  islamiyette fedakarlık