islamda Aile ve Aile hakkında yazılar Forumundan örnek Bir Koca Ve Ideal Bir Babaydı Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    örnek Bir Koca Ve Ideal Bir Babaydı

    Reklam




    ÖRNEK BİR KOCA VE İDEAL BİR BABAYDI



    Rabbimiz, engin rahmetinin bir tecellisi olarak bizlere, saymaya güç yetiremeyeceğimiz kadar çok nimetler lütfetmiştir. Hiç şüphe yok ki ihsan ettiği lütuflardan en yücesi, Hazreti Muhammed Mustafa’dır. (sallallahu aleyhi ve sellem)


    Rahmeti Sonsuz Rabbimiz, diğer canlılardan farklı olarak bize sadece hayat, akıl ve irade vermekle kalmamış, her şeyin en doğrusunu yaşayarak gösteren bir Rehber de bahşetmiştir. O, öyle bir Rehberdir ki yolunda giden asla zarar etmez, hüsrana uğramaz. Matlubuna en kestirmeden ve en hızlı bir şekilde ulaşır. Dolayısıyla Efendimizin yaşantısından uzak, O’nu tanımadan ve örnek alınmadan yaşanılan bir hayat dolambaçlı, karanlık ve eksik bir hayattır.


    Yaşantısında birçok kişisel, ailevî ve toplumsal sorun bulunan insanlık, bu türlü sorunların hepsine örnek çözümler sunan böyle kutlu bir Rehberden dolayı Rabbine ne kadar şükretse azdır. Bu sebeple insanlık, gece gündüz “Allah’ım! Bize Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa’yı (sallallahu aleyhi ve sellem) rehberimiz olarak gönderdiğin için Sana sonsuzlarca hamd ediyoruz.” şeklinde dua etmelidir.


    Bizleri mutsuzluğa iten, adeta hayata küstüren sorunların başında ailelerimizle yaşadığımız problemler gelir. Nazarlarımızı doğrudan Rehber-i Ekmel Efendimizin hayat-ı seniyyelerine ve tavsiyelerine çevirdiğimizde yaşadığımız sorunların çözüm yollarıyla karşılaşırız. Rabbimizin ahlakıyla ahlaklanan Efendimizin hayatında, yanlışa ve eksikliğe yer yoktur. Zira O, ayağına giydiği nalına bulaşan bir necasetten dolayı bile hemen Rabbimiz tarafından ikaz edilen kutlu bir nebidir. Rabbimizin himayesinde ve gözetiminde böyle bir hayat yaşayan Efendimiz, hayatı boyunca ümmetine kulluğun zirvelerine çıkmanın yollarını göstermiştir.


    Onu tanımadığı halde hakkında ileri geri konuşan, üstüne üstlük akademik kariyeri olan bazı insanlar, az biraz onun hayatına dair kareleri inceleseler, zannediyorum insanlığın yüzüne bakmaktan hicap duyacaklardır.


    Evet, O, alınıp satılan bir meta olan kadını, saygı duyulan, gerekli vasıfları taşıdığında da cennetin bile ayaklarının altına serildiği bir makama çıkarmıştır. Resulü Ekrem Efendimiz her fırsatta ümmetine, bilhassa kadın ve çocuklara karşı adaletli olma tavsiyesinde bulunmuştur. “Allah (celle celelühü) kadınların ve çocukların haklarının ihmalinden ötürü gazaplandığı kadar hiçbir şeyden gazaplanmamıştır; yani gayret-i ilâhi’ye en çok dokunan kadınlarla çocukların durumudur” buyurarak müminleri bu konuda son derece hassas ve dikkatli olmaya sevk etmiştir. Kadına hak ettiği değeri fazlasıyla veren Efendimiz, yapacağı nafile ibadetler için bile Hazreti Aişe annemizden müsaade istemek suretiyle bunu yaşantısının her karesinde uygulayarak bizler için güzel bir örnek teşkil etmiştir.


    Hazreti Aişe’nin (radiyallahu anha) anlattığı şu vakıa, kadının O’nun nazarındaki değerine işaret eden orijinal bir hadisedir : “ Bir bayram günüydü. Siyahiler mescide kılıç-kalkan oyunu oynuyorlardı. Ben mi Resulullah’tan (aleyhisselatü vesselam) taleb etmiştim, yoksa o kendiliğinden mi söylemişti bilemiyorum, “Seyretmek ister misin?” diye buyurdular. Ben: “Tabii!”dedim. Kalktı, beni geri tarafına aldı, yanağım yanağının üstünde olduğu halde durduk. “Ey Erfideoğulları göreyim sizi(oynayın)!” diyordu. Ben usanıncaya kadar böyle devam ettik. Usandığımı fark edince “yeter mi?” buyurdular. Ben, “evet” dedim. “öyleyse git” dediler. Resulullah’ın Aişe validemize karşı gösterdiği bu nezaket ve incelik, karı koca arasındaki muhabbetin tesisi adına ne kadar da güzel bir örnek değil mi?


    Görüldüğü gibi hadiseler, O’nun tam bir şefkat peygamberi olduğunu gösteriyor. Yine başka bir hadisede, Akrâ bin Hâbis, Allah Resulü’nün Hazreti Hasan ve Hüseyin’i kucağına alıp sevdiğini görünce : “Benim on çocuğum var; daha hiç birini öpmüş değilim” der. Allah Resulü ise şöyle cevap verir:“Allah senin kalbinden merhamet duygusunu almışsa, ben sana ne yapabilirim ki?” Düşünsenize bir devleti idare eden, bir ordunun kumandalığını yapan, hepsinden de öte İslam’ın yayılması gibi çok önemli bir vazifesi bulunan bu kutlu Peygamber, torunlarına zaman ayırıyor, onları merhametinin tecellisi olarak öpüyor, kokluyor. Bu durum, ufak tefek dünyalık işlerini bahane ederek çocuklarını ve ailesini ihmal eden günümüz insanı için ibretlik ve örnek alınacak bir durumdur.


    O, camide, cemaatin içinde namaz kılarken torunu Hazreti Ümâme’yi, omzuna alır, eğilirken yere bırakır, kalkarken de yeniden omuzlardı. Çocukların namaza alıştırılması ve onlarla ilgilenme adına ortaya konan bu tablo, yirmi birinci yüzyılda onu seyredenlerin ilham alacağı eşsiz tablolardan sadece bir tanesidir.


    Ailesine olan şefkatinin ve merhametinin sadece çok az bir kısmının aksettirildiği bu tabloların yanında, O’nun aile yaşantısında örnek gösterilebilecek o kadar çok vakar, ciddiyet ve saygı televvünlü tablolar vardır ki, bunlar bir araya getirildiğinde ortaya bir denge insanının portresi çıkacaktır. Ve bu portrenin adı da İnsanlığın İftihar Tablosu’dur.





    Ahmed Osmanoğlu


    Paylaş
    örnek Bir Koca Ve Ideal Bir Babaydı Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İnsanlık yapacağı bütün işlerde onu örnek almayı alışkanlık haline getirse dünyada sorun kalmayacaktır. Yaptığı her şeyde örnek teşkil eden peygamber efendimizin gönderiliş amacı bu değil mi.



¯`·._.: HZ. MUHAMMED ( SALLAHU ALEYHİ VE SELLEM ) :._.·´¯),  ideal örnekleri,  ailesini ihmal eden koca