islamda Aile ve Aile hakkında yazılar Forumundan Müslüman Kadın İlim Yolcusudur. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Müslüman Kadın İlim Yolcusudur.

    Reklam




    Müslüman Kadın İlim Yolcusudur.

    İLİM


    Müslüman Kadın İlim Yolcusudur.

    İlim, sahibine izzet ve itibar kazandıran, şerefli bir özelliktir. İlim kadın-erkek her müslüman için farzdır. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki: “Kim ilim öğrenme arzusuyla bir yola girerse, Allah bu sebeple ona Cennet’e giden yolu kolaylaştırır”.[1]

    İlim yolculuğu, ilim adamının ya da ilim talibinin ilim tahsili uğruna katlandığı verimli, feyizli ve bereketli yolculuktur. İlmî çalışma, yeni eserlerle tanışma, yeni ilim adamlarıyla görüşme ya da farklı bir metodla ders alma amacıyla ilmî arayış çabasıdır.

    Daima “Ya Rabbi!.. İlmimi artır”, şeklinde dua eden ve ilme doymayan ilim talibi, hayatının sonuna kadar kendini “talebe” olarak görecek, eline geçirdiği her yeni eser, tanıştığı her ilim adamı onun ilmî zenginliğinin artmasına vesile olacaktır. İlim yolundaki her gün yeni bir cahilliğini öğrenecek, daha bir aydınlanacak, ilmî derinlik ve geniş ufuk kazanacaktır.

    Bir hadis-i şerifi uygulamak için, İstanbul’un fethi ile ilgili hadis-i şerifteki müjdeye erişebilmek için yaşlı haliyle İslâm ordusuna katılıp İstanbul önlerine gelen ve şehid olan, ülkemizin iftihar kaynağıdeğerli sahabî Ebû Eyyûb el-Ensarî (r.a), yine “sadece bir hadis-i şerif için” Medine’den Mısır’a ilim yolculuğuna çıkmıştı.

    Ebû Eyyûb el-Ensarî (r.a), Peygamberimiz’den bizzat duyduğu bir “Kim dünyada bir mü’minin kusurunu örterse, Allah da kıyamet günü onun kusurlarını örter”, hadis-i şerifi hakkındaki bilgisini te’kid etmek istiyordu. Bu hadisi rivayet eden diğer sahabî Ukbe b. Amir (r.a) Mısır’da yaşıyordu. Onu görmeli ve bu hadis-i şerif hakkında onunla görüşmeliydi. Sadece bu amaçla Medine’den Kahire’ye gitti. Kahire’de Ukbe b. Amir (r.a) ile görüştü ve Medine’ye döndü.[2]



    Hz. Âişe’yi kendine örnek alır.

    Müslüman kadın, Fıkıh, hadis, tefsir, tarih, Arap Edebiyatı ve neseb âlimi Hz. Âişe annemizi kendine rehber alır. O’nun yolunda yürüyerek ilim sahibi olmaya çalışır. Hz. Âişe validemiz gibi sorgulayan, hikmet ve inceliklere talip bir hanım olmaya, bilgisiyle çevresine faydalı olmaya çalışır.

    Medine’li hanımlar zaman zaman Mescid-i Nebevî’ye gelirler. Peygamberimiz’e soru sorarlardı. Talep üzerine Sevgili Peygamberimiz kendilerine özel ders için Perşembe gününü tahsis etmişti. Hz. Âişe validemiz: “Şu Ensar hanımları ne güzel hanımlardır!.. Hayâ sahibi olmaları, ilimde derinleşmelerine engel olmamıştır”,[3] demiştir.

    Hz. Âişe validemiz, bu ifadesiyle Medine’li hanımların ilim arzusunu ve edebini takdir ve tebrik etmiştir. Medine’li hanımlar, ne ilmin hatırı için hayâdan, ne de hayânın hatırı için ilimden taviz vermeden hayâ ve iffetle birlikte ilim ve irfan yolcuları olmuşlardır.



    İslâmî Şuuru artıracak ilmî çalışmalara ağırlık verir.

    İslâmî şuuru, basireti ve feraseti artırmak için, iman ve ibadet sevgisi takviye edilmeli; Kur’an Tefsiri, Sünnet ölçüleri, İslâm Tarihi, Mezhepler Tarihi ve Çağdaş Düşünce Akımları iyi tetkik edilmelidir.

    a.Kitabımız, müslümanın basiretini artıracak çok hassas ölçüler ve eşsiz prensipler ortaya koymuştur. Kur’an-ı Kerim, bazı ayetlerde kulluk görevlerimize işaret ederken, bazı ayetlerde dünya ve ahirete bakış açıları verilmekte, Allah düşmanlarına karşı müslüman uyarılmakta, İslâmî şahsiyet için gerekli ilahî ölçüler verilmektedir.

    Acaba Kur’an, niçin yüzlerce ayette İslâm düşmanlarını anlatıyor? Yahudinin çürük iç yapısını deşifre eden Kur’an, mü’minleri niçin “yahudileşme eğilimi”ne karşı ısrarla uyarıyor? Kur’an, Allah düşmanlarını dost edinmenin tehlikelerini niçin tekrar tekrar vurguluyor? Kur’anın, manevî tehlikelere karşı uyanık, basiretli bir mü’min kimliğine önem vermesi sebebiyle değil mi?

    Özellikle son asırda te’lif edilen “Davet Tefsirleri” Kuran ayetlerini tefsir ederken güncel olaylarla bağlantı kurmakta, İslâmî şuur ve İslâmî şahsiyetin takviyesi konusunda güzel ve doyurucu bilgiler vermekte, müslümanın düşünce ve basiretini açmakta, müslümanı İslâm düşmanlarına karşı uyarmaktadır.[4]

    b. Hadis-i Şerif adı verilen, sevgi ve şefkat kaynağı Peygamberimiz (s.a.v)’in her biri canlı hayat düsturu olan o mübarek sözlerini sonsuz bir teslimiyet ve bağlılıkla okumak, O’nun Sünnet-i Seniyyesini hayat iksiri olarak telakki ederek günlük hayatımıza yansıtmak, ferasetimizi ve basiretimizi artıracaktır.

    c.Tarih: Basiretli bir müslüman olabilmek için özellikle İslâm Tarihi iyi tetkik edilmelidir. Tarih boyunca yaşanan acı olaylar dikkatle incelenmeli, tarihteki acıların tekerrür etmemesi için tarihten ders ve ibret alınmalıdır.

    Basiretli mü’min; tarihteki siyasî, fıkhî ve itikadî mezhep ve cereyanları iyi okumalı, günümüzde bunların devamı sayılabilecek akımları iyi tanımalıdır. Akılcı Mutezile, teslimiyetçi Cebriye, fanatik Haricîler, Peygamberimiz (s.a.v) adına uydurma hadisler ortaya koyan Zındıklar ölmedi, yeni kılıflarla ve modern isimlerle günümüze taşınıyor.

    d. Sosyal ve kültürel zararlı akımlar: Siyonizm, Sabetaycılık, Masonluk, Ateizm, Feminizm, Darwinizm, Marksizm, Satanizm gibi akımlar üzerinde yapılacak derin ilmî araştırmalar; İslâm dünyası ve ülkemiz için hazırlanan kirli senaryoların ve planlanan çirkin oyunların korkunçluğunu gözler önüne serecektir.

    Peygamberimiz (s.a.v)’i zehirleme ve suikastta bulunma teşebbüsünde bulunan.. Hain dönme Abdullah bin Sebe’ liderliğinde içlerinde insanlığın en hayırlı şahsiyetlerinin bulunduğu iki müslüman topluluğun birbirini kırmasına neden olacak zemini hazırlayan.. Tarihte pek çok bid’at mezhebini ve zararlı ideolojileri kurarak ya da kuruluşuna yardımcı olarak İslâm düşüncesini karalamak isteyen... Sultan Fatih’i zehirleyen.. Sultan Abdülhamid’den arzu ettiği Filistin topraklarını satın alamayınca onu tahttan indiren.. 1898 de İsviçre’nin Bassel şehrinde Siyonizm Protokolü’nü yayınlayan.. Filistin’i işgal eden ve bugün oradaki kardeşlerimize kan kusturan.. Sözde Arz-ı Mev’ud haritasına ülkemizin Güneydoğu bölgesini de katan.. bütün dünyayı kendisi için köle olarak gören.. ülkemiz ve bütün İslâm Alemi üzerinde çirkin ve iğrenç emelleri bulunan “Siyonist Anlayış” iyi tanınmalıdır.

    Bütün bu olumsuz, yıkıcı, bölücü, bozguncu çalışmalara rağmen; Cenab-ı Hakkın izniyle ve basiretli müslümanların samimî gayretleri sonucunda şehid kanlarıyla sulanmış bu topraklara göz diken haçlıların emelleri, emperyalistlerin ve siyonistlerin iğrenç planları başarılı olamayacak, ezanlar susturulamayacak, imanlı gençlik yok edilemeyecektir. Bütün imkânlarını müslümanları yıldırmak, pasifize etmek ve yoketmek için kullanan haçlılar, siyonistler ve diğer imansızlar için bu durum pişmanlık sebebi olacak ve sonunda mutlaka Hak üstün gelecektir:

    “Şüphesiz ki inkâr edenler, mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar. Daha da ha. Ama sonunda bu, onlar için yürek acısı olacak ve en sonunda yenilgiye uğrayacaklardır. İnkârcılıkta ısrar edenler Cehennem’e toplanacaklardır”.[5]


    [1] Müslim: Zikir 11

    [2] Humeydî, Müsned: No: 384; Ahmed b.Hanbel, Müsned: 4/153; Hatib, Rıhle: s.118 No: 34

    [3] Buharî: İlim 50; Müslim: Hayz 61; Ebu Davud: Taharet 120; İbn Mace: Taharet 124.

    [4] Meselâ: Seyyid Kutub’un Fî Zılâli’l-Kur’an, Mevdudî’nin Tefhîmü’l-Kur’an ve Said Havva’nın el-Esas fi’t-Tefsir’i şuur ve ruh veren “Davet Tefsirleri”ndendir. Ayrıca Ebu’l-Hasen Ali en-Nedvî’nin başta “Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti? eseri, Hasan el-Bennâ’nın Risaleler’i gençliğin ufkunu açan eserler arasında zikredilebilir.

    [5] Enfal: 36 __________________
    Mü'min menfaatçidir.
    Maneviyatta menfaatini düşünmeyen ahmaktır!



    Paylaş
    Müslüman Kadın İlim Yolcusudur. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Ya Rabbi!.. İlmimi artır

    amin.




kadın ve ilim ,  islamda kadının ilim öğrenmesi,  kadının ilim öğrenmesi,  islamda kadının ilim öğrenmesi gerekenle müminem,  kadınların ilim öğrenmesi,  musluman kadin ilim calisma,  kadin ve ilim