Soru ve Cevaplarla İslam ve Ahlak Soruları Forumundan Beddua son çare olabilir mi,onun dinde yeri nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Beddua son çare olabilir mi,onun dinde yeri nedir?

    Reklam




    Dua bir ibadettir. Hatta ibadetin özüdür. Onu Allaha bağlayan bağdır. Allah’ın gücünün, büyüklüğünün karşısında kulun aczinin ve muhtaçlığının itirafıdır. Bunları söyledik.


    Peki, beddua da böyle midir? Onun da dinde bir yeri var mıdır? Kısaca beddua da etmeli miyiz, edebilir miyiz?
    Mantıksal açıdan evet, edebiliriz, etmeliyiz. Çünkü dua bir iyiliğin olmasını istemekse, beddua da bir kötülüğün olmamasını istemektir. Bir iyiliğin yerleşmesi güzel olduğu gibi, bir kötülüğün ortadan kalkması da güzeldir.
    Ya da beddua aslında bir kötülüğün cezalandırılmasını istemek demektir. Ceza aslı bakımından güzel değildir ama kötülüğü önlediği, kötüleri caydırdığı için güzeldir. O halde hayatta onun da bir yeri olmalıdır.


    Bazı hukuk sistemlerinde bazı suçların cezası ölümdür. Ölümü kabul eden sistemler de bununla kötülükleri ortadan kaldırmayı hedeflerler. Ama dünyada mubahlar haramlardan çok olduğu gibi, iyilikler de kötülüklerden çoktur. O halde bu oran dua ve beddua arasında da gözetilmelidir.


    Ayrıca dervişin fikri ne ise zikri de odur, dendiği gibi, hayata hep güzel yönleriyle bakanlar duayı tercih ederler. Kötü yönleriyle bakanlar ise bedduayı yeğlerler. O halde dua daha önceliklidir ve müslümana daha yakışan bir özelliktir. Ya da dua etrafı süslemekse, beddua da çöpleri ve pislikleri temizlemektir. Ama yine de çöpçüye de ihtiyaç vardır.
    Allah şöyle der: “Güzel isimler Allah’ın isimleridir. Ona bu isimlerle dua edin”.
    Mesela onun size acımasını isteyecekseniz ‘Ya Rahman’ deyin, rızık vermesini isteyecekseniz ‘Ya Rezzâk’ deyin. Günahınızı bağışlamasını isteyecekseniz ‘Ya Ğaffâr’ deyin vb. Tıpkı hangi dairede işiniz varsa o dairenin tokmağını çalın, o kapının ziline basın demek gibi.
    Allah’ın 99 ismine baktığımızda onların bir kısmının Cemal, bir kısmının ise Celal özelliği taşıdıklarını görürüz. Cemal, güzelliği anlatır. Celal ise korkuyu ve heybeti anlatır.
    “Allah Cemildir, cemali sever” hadisi, o güzeldir, güzelliği sever demektir. Birisi kızıp köpürdüğü zaman onun için celallendi, deriz.
    Bu açıdan baktığımızda, bizden Allah’ın isimleriyle dua etmemiz istenirken Cemal ya da Celal isimleri ayrılmadan her biriyle dua etmemizin istendiğini görürüz. O halde onun celal isimleriyle de dua edebiliriz. Tabir yerinde ise, o dairelerin ziline de basabiliriz. Ya Latîf, Ya Kerim diye dua ederken, Allah’ın lütfünü ve keremini istemiş olacağımıza göre, Ya Kahhar, Ya Mümît derken de elbette biriler için onun kahrını ve ölümü yaratmasını istemiş olacağız. Ya da bunları isteyeceğimiz zaman onun bu isimlerine başvuracağız. Öyleyse bedduanın da bir yeri olmalıdır.
    Ama ilginçtir ki, Allah’ın bu 99 isminin 90 tanesi Cemal ismi iken, sadece 9 tanesi ise Celal ismidir. Eğer dua bu isimlerle yapılacaksa, demek ki, duaya göre bedduanın yeri, sadece 99 da 9 kadar olacaktır. Belki de bu sebeple “Allah Cemildir, cemalı sever” denmişken, “Allah Celildir, celali sever” denmemiştir.
    Yine bu sebeple Rabbimiz: “Allah kendisi için rahmeti seçmiştir” (6/12) buyurur. Hz. Peygamber’in de şöyle dediğini Buharî nakleder: “Allah varlığı yarattığı zaman şöyle bir hüküm yazdı: ‘Rahmetim gazabıma galiptir’. Ya da ‘Rahmetim gazabımdan öncedir’. Bu yazı arşının üstünde onunla beraberdir”.
    “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın” diye de bir hadis naklederler. Bunun anlamı da şudur: Allah’ın bu isimlerindeki özellikler sizde de bulunsun. Eğer bu doğru ise bundan, aynı oranda bulunsunlar anlamı da çıkabilir.
    O halde insan asıl olarak rahmet ikliminde yaşamalı ve çoğunlukla rahmeti, cemali ve merhameti istemelidir. Ama kangren olmuş bir uzvun kesilmesi gibi bazen gazap dairesine de başvurabilir ve beddua edebilir.
    Buna Kurân’dan ve sünnetten örnekler vereceğiz.
    Faruk Beşer


    Paylaş
    Beddua son çare olabilir mi,onun dinde yeri nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bir kimse birinden haksızlık gördüğü zaman ve canı acıdığı zaman beddua etmesi kendisine bir haktır. Fakat beddua etmek tavsiye edilmez.