İslam Dini ve İman Bölümü ve Ahirete İman Forumundan Ahirete iman - Kıyametin Kopması Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ahirete iman - Kıyametin Kopması

    Reklam




    Ahirete iman - Kıyametin Kopması



    Kıyametin Kopması:


    Ahiret hayatı, insanın ölümü ile başlarsa da, genel manada Kıyamet hadisesi ile başlar. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah'tan başka, peygamberler de dahil hiç kimse bilmez.[1] Bilgisi Allah'a ait olmakla birlikte, Kıyametin kopmasına yakın zamanlarda bir takım alâmetler meydana gelir. İnanmayanlar için ihtar mahiyetinde Allah şöyle buyurur:
    "(İnanmayanlar, Kıyamet) saat(in)in, ansızın kendilerine gelip çatmasından başka neyi bekliyorlar? İşte onun alâmetler(inden sayılan âhir zaman Peygamber)'i gelmiştir." (Muhammed: 47/18) Kıyametin en büyük alâmeti Hz. Muhammed'in peygamber olarak gönderilmesidir. Ondan sonra artık başka peygamber gönderilmeyecektir. O, peygamberlerin sonuncusudur.[2] İşte bu, dünya hayatının sonunun yaklaştığına en büyük alâmettir. Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: "Ben gönderildiğimde Kıyamet şu iki parmağımın birbirine yaklaştığı gibi yaklaşmıştır."[3]
    Kur'an ayın ikiye bölünmesini de Kıyamet alâmetlerinden saymıştır:
    "Kıyamet yaklaştı, ay ikiye bölündü..." (el-Kamer: 54/1-3)
    Bu hadise, Peygamber zamanında ondan mûcize isteyen müşriklerin isteği üzerine, Peygamber'in elinin işaretiyle ayın ikiye bölünmesi şeklinde meydana gelmiştir. Bu hâdise üzerine de meâlini verdiğimiz ayet nâzil olmuştur. İslâm bilginlerinden bir kısmı da "Kıyamet yaklaştı, ay bölünecek..." şeklinde gelecek zaman kipiyle mana vermişlerdir. Her iki manada da özellikle Kıyamet'in yaklaştığı vurgulanmaktadır.
    İsrâiloğulları'na peygamber olarak gönderilen Hz. İsa tebliğ görevindeki tüm gayretlerine rağmen, sayılabilecek kadar az bir cemaat ona iman etmiş, buna mukabil düşmanlarının kendisini öldürme tuzaklarıyla karşılaşmıştır. Ne var ki Allah, düşmanların kurduğu tuzaklarını başlarına geçirmiş, peygamberini de zatına yükseltmiştir.[4] Şu anda hayatta olarak bulunduğu mevkii Allah'ın ilminde olan Hz. İsa, Kıyamet'e yakın zamanda tekrar dünyaya gelecek ve yaşadığı sürece Hz. Muhammed'in getirdiği şerîat üzere yaşayacaktır. Hz. İsa'nın tekrar dünyaya dönüşü, Kıyamet alâmetlerindendir. "O (İsa'nın gelmesi), Kıyametin kopacağını gösterir bir ilimdir..." (ez-Zuhruf: 43/61)
    Kıyamete yakın zamanda, şu anda gördüklerimize benzemeyen şekilde, Kur'an'ın "dâbbe" diye ifade ettiği bir hayvan ortaya çıkacaktır: "O söz (Kıyamet ve azap günü), başlarına geldiği zaman (kıyamet alâmetlerinin vukûu başladığı zaman) onlara yerden bir dâbbe (canlı) çıkarırız; onlara insanların, ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler." (en-Neml: 27/82)[5] "Dâbbetü'l-Arz" diye isimlendirilen bu hâdisenin meydana gelişi, Kıyamet vaktinin yaklaştığına dair bir alâmettir.
    Ye'cüc ve Me'cüc seddinin açılması ve yeryüzünde fesâdın yayılması da Kur'an'da zikredilen Kıyamet alâmetlerindendir: "Nihâyet Ye'cüc ve Me'cüc (sedleri) açıldığı zaman onlar her tepeden (dünyaya) saldırırlar. Artık gerçek va'd (Kıyamet) yaklaşmıştır. İnkâr edenlerin gözleri birden donup kalır..." (el-Enbiya: 21/96-97)
    Bu alâmetler, Kur'an'da bildirilenlerdir. Hadisle bildirilenlere gelince, onlar da Allah'ın vahyine dayanır. Müslim'in Huzeyfe ibn Useyd el-Gifârî'den rivayet ettiği bir hadiste Huzeyfe şöyle buyurmuştur: "Biz aramızda müzakerelerde bulunduğumuz bir esnada Hz. Peygamber (s.a.s.) yanımıza geldi ve: "Neyi müzakere ediyorsunuz?" dedi. 'Kıyamet'i dediler. Şöyle cevap verdi: "On türlü alâmeti görmediğiniz sürece Kıyamet kopmaz. Bunlar, Duman, Deccâl, Dâbbetü'l Arz, Güneşin batıdan doğması, Meryem oğlu İsa'nın inmesi, Ye'cüc ve Me'cüc ile doğudan, batıdan ve Arap yarımadasından bir yerin batması, son olarak da Yemen 'de bir ateşin çıkmasıdır."[6]
    Kıyamet'in büyük alâmetlerinden öyleleri vardır ki, onlar görüldükten sonra artık tövbeler kabul olunmayacaktır.
    "(İnanmak için) illâ meleklerin gelmesini yahut Rabb'ının gelmesini ya da Rabb'ının bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabb'ının bazı (Kıyamet) işaretleri geldiği gün, daha önce inanmamış, ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye, artık inanması, bir fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin, biz de beklemekteyiz." (el-En'âm: 6/158)
    Ebû Hüreyre'den rivayet olunan bir hadiste Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor: "Üç alâmet vardır ki, bunlar çıktığı zaman, daha önce iman etmiş yahut ta imanında hayır kazanmış olmadıkça hiçbir kimseye imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccâl'ın görülmesi ve Dâbbetü'l-Arz'ın zuhuru."[7]
    Kıyametin bu büyük alâmetlerinin dışında Hz. Peygamber'in hadisleriyle sabit olan birçok hâdiseler de Kıyamet'in küçük alâmetleri olarak kabul edilmiştir: Davaları bir olan iki Müslüman topluluğun birbirleriyle harp yapması[8], 'herc', öldürme olaylarının çoğalması.[9] Karanlık geceler gibi olan fitnelerin çoğalması, müslümanlarla yahudilerin savaşıp, müslümanların onları öldürünceye kadar mücadele etmeleri ve yahudilerin de taşların ve ağaçların arkasına saklanması, 'Gargat ağacından' başka bütün taş ve ağaçların: "Ey müslüman, Ey Allah'ın kulu, yahudi arkamdadır, gel onu öldür" demesi, Hicaz topraklarında bir ateşin çıkıp, Basra'daki develerin boyunlarını aydınlatması, Kahtan'dan bir adamın çıkıp insanları asâsı ile sevketmesi, Fırat nehri altından bir dağ haline gelip, ondan alabilmek için insanların birbirleriyle harp etmesi, cariyenin efendisini doğurması; ayağı yalın, çıplak fakir koyun çobanlarının bina yapmada birbiriyle yarış yapmaları vs. gibi olaylar Kıyamet'in küçük alâmetleri olarak sayılmıştır.[10]
    Allah, bu kâinatın yıkılıp, birinci hayatın sona ermesini istediği zaman İsrâfil adındaki meleğe 'sûr'a bir kere üfürmesini emredecek, o da bir kere üfürecektir. Kâinatın hepsi bu derin gürültü ile sarsılıp, birbirine bağlı olan varlıkların düzeni bozulur, irtibat çözülür, korkunç bir zelzele meydana gelir, dağlar atılır, pamuk gibi dağılır, gökyüzündeki yıldızlar, gezegenler ve güneş arasındaki ahenk yok olur, şimdi mevcut olan çekim kanunu iptal olur. Güneşin ayın ve yıldızların ziyası gider, gökyüzündeki bütün gezegenler yörüngelerinden çıkar ve âlemin tamamı Allah'ın yaratmasından önceki hale döner. Bütün bu olaylar, Allah'ın indirdiği vahiy ile bilinmektedir.[11]
    İkinci hayatın tanınması ve anlaşılması, insan aklının kavrayacağı bir şey değildir. İnsan aklı ancak bu hayatta olanları ve bu kâinatta bulunanları kavrar. Bunun içindir ki, ikinci hayatın tanınması, Allah'ın kitabında bildirdiği haberler ve Rasulü'nün anlatmalarına dayanır. Ayet ve hadislerden elde edilen bilgilere göre, İkinci hayat, İsrâfil'in 'sûr'a üflemesiyle bu âlemin yok olmasından kırk yıl geçtikten sonra başlayacaktır.
    O hayatın günleri ve ayları bu hayatın günleri ve ayları gibi midir, yoksa başka bir ay ve gün müdür?. Bunu bilemiyoruz. Bu, zaman geçtikten sonra gökten yağmur inecek, cesetler bitki gibi toprağın altından bitecektir. Bu iş, yağmur suyu ile her insanın kuyruk sokumunda bulunan küçük kemik vasıtasıyla meydana gelecektir. İkinci yaratılış tamamlanıp gelişme ikmâl olduğu, cesetlerin heykelleri toprağın altında tamamlanarak hiçbir eksiği kalmadığı zaman onlara ruh verilir. Bu cesetlere hayat girer, hareket etmeye başlarlar. Ölüm meleğinin bu dünyada almış olduğu ruhları Allah her insana iade eder. Bu ruhlardan bazıları, sahibinin iman ehli ve amel-i sâlih sahibi oldukları için güzel ve temiz ruhlardır. Bunlar ulvi âlemde muhafaza edilmişlerdir. Bazıları ise, küfür sahibi ve günahkâr kişilerin ruhlarıdır, bunlar çirkin ruhlardır, süflî âlemde kalmışlardır. Bu ruhlar, bulundukları yerden cesetlerine gelirler, sonra Allah'ın görevlendirdiği bir melek: "Yerinizden kalkınız, Rabb'ınıza dönünüz" diye seslenir. Onlar bu sesi işitirler ve icabet ederler. Yer açılır, kabirlerinden mahşere gitmek için canlı olarak kalkarlar.[12]
    İkinci defa dirildikten sonra bütün mahlûkâtın bir sahada toplanmasına "Haşr" denir. Bu toplanma, dünyada yaptıklarından dolayı aralarında hüküm verilmesi içindir. İnsanlar kabirlerinden canlı olarak kalktıktan sonra ilk defa yaratıldıkları gibi tekrar hayata döndürüleceklerdir: "Mahkukatı ilk yaratmağa başladığımız gibi, yine onu öldükten sonra iade edeceğiz..." (el-Enbiya: 21/104). Hz. Peygamber (s.a.s.): "Kıyamet gününde insanlar çıplak, sünnet olmamış ve yalın ayak olarak (mahşer meydanına) geleceklerdir." der. Hz. Âişe: "Ey Allah'ın Rasulü, kadın ve erkeklerin hepsi bir arada olunca birbirlerine bakmazlar mı?" diye sorunca Peygamberimiz (s.a.s.): "Ey Âişe, o gün, insanların birbirlerine bakamayacakları kadar durum şiddetlidir."[13] buyurarak "haşr" için toplanan insanların düştükleri sıkıntıyı dile getirmektedir. Muttakî, mücrim ve kâfirlerin haşrolunmaları hakkında Kur'an şöyle der:
    "Takva sahiplerini heyet halinde Rahman(ın huzuruna) topladığımız gün, suçluları da susuz olarak Cehennem'e sürdüğümüz (gün)." (Meryem: 19/85-86)
    "O gün 'sûr'a üflenir ve o gün suçluları (yüzleri kapkara, gözleri) gömgök (kör bir durumda) toplarız." (Tâhâ: 20/103)
    "...Kıyamet günü onları (kâfirleri), yüzü koyun, kör, dilsiz ve sağır bir halde süreriz. Varacakları yer Cehennem'dir..." (el-İsrâ: 17/97; Tâhâ: 20/124)
    İnsanların, hesap vermek üzere toplandıkları Mahşer günü güneş, insanların başları üzerine iyice yaklaşır, sıcaklık çok şiddetlenir. Ve insanlar, günahları nisbetinde tere batarlar. Bir kısmı topuklarına kadar, bir kısmı diz kapağına, bir kısmı göbeğine ve bir kısmı da ağzına kadar tere batar.[14] Hararetin en şiddetli olduğu bu günde, adil devlet reisi, gönlü mescidlere bağlı genç, sadakayı gizli veren cömert, güzel bir kadının zina davetini Allah'tan korkusu nedeniyle kabul etmeyen muttakî, sevgileri Allah için olan iki dost, Allah'a ibadetle büyüyen genç ve tenha yerde Allah'ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan insanı Allah, lûtfuyla Arş'ının gölgesinde gölgelendirecektir.[15]
    İnsanlar, Rabb'larının huzurunda haşrolunup toplandıklarında ve beklemenin zorluğu, korkunun şiddeti nedeniyle yorgunluk son haddine ulaştığında insanlar, ruhlarının temizliği ve kirliliğine göre Yüce Allah'ın kendilerine hükmetmesini beklemeye başlarlar:
    "Peygamberler (şahidlik edecekleri) vakit için getirildiği zaman: Ertelenmiş oldukları güne, yani hüküm gününe. Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin? Yalanlayanların vay haline o gün." (el-Mürselât: 77/11-15)
    Bugün haklı ile haksızın, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, inanan ile inanmayanın ayrıldığı fasıl günüdür. Özür ve kurtuluş fidyelerinin kabul edilmediği[16] dillerin konuşmadığı bu günde[17] ancak kendilerine, insanlar için şefâat etme izni verilenler konuşabilir. İnsanlar Âdem, Nuh, İbrâhim, Mûsa, İsâ peygamberlere, kendilerine şefâat etmeleri için giderler. Onlar bu konuda özür beyan edince bu defa Hz. Muhammed'e gelirler. Peygamberimiz (s.a.s.) Rabb'ının huzurunda secdeye kapanarak O’na hamdeder, ümmeti için şefâat diler. Rabb'i kendisine: "Başını kaldır ve iste, ne istersen verilecektir, şefâat et, şefâatin kabul edilecektir" deyinceye kadar secdede kalır. Ümmetine şefâat diler. Ümmetinden hesabı olmayanlar Cennet'e girerler.[18]

    [1] el-Mülk: 67/26.

    [2] el-Ahzâb: 33/40.

    [3] Buhârî: 6/206; Müslim, Terc. Davudoğlu: 8/208.

    [4] Âli İmrân: 3/54-55; en-Nisâ: 4/157-158.

    [5] Dâbbe hakkında geniş malûmat için bk. Elmalılı Hamdi Yazır, a.g.e., 5/370.

    [6] Müslim, Terc. 8/179; Buhârî, Cihad: 94 vd.; Müslim, İman: 248, Zekât: 60, Fiten: 17-18;Ebû Dâvud, Melâhim: 12, Fiten: 1; Tirmîzî, Zühd: 24.

    [7] Buhârî, 2/132; Müslim Terc., 1/95-96.

    [8] Müslim, Terc., 8/170.

    [9] Müslim, Terc., 8/171.

    [10] Buhârî, Tecrid: 9/73; Tirmizî, Birr: 25; Fiten: 2; el-Lü'lüü ve'l-Mercân: 3/305, 306-307; et-Tâc: 1/25.

    [11] bk. el-Hacc: 22/1-2; el-Karia: 101/1-5; el-Mearic: 70/8-15; Zilzal: 99/1-3; İnfitar: 82/1-5; Tekvir: 81/1-6; Vâkıa: 56/1-6.

    [12] el-Hakka, 69/13-18; Kâf, 50/41-44, el-Kamer, 54/6-8; el-Meâric, 70/41-44; elÂdiyat, 100/9-10.

    [13] Müslim, Cennet: 56.

    [14] Müslim: 8/135; Buhârî: 6/137.

    [15] Buhârî, Ezân: 36; Hudud: 19.

    [16] Hadid: 57/15; el-Bakara: 2/254.

    [17] el-Bakara: 2/255.

    [18] Cengiz Yağcı, Şamil İslam Ansiklopedisi: 1/65.





    Paylaş
    Ahirete iman - Kıyametin Kopması Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Arkadaşlar bu konuda kıyamet alametlerini yazıp bulduğğumuz onunla ilgili resimler koyalım..
    hem bilgiilenmiş hemde kıyamet alametlerini öğrenmek adına güzel olur diye düşünüyorum...


    -Peygamberimizin hadislerinde yeryüzünü kaplayan savaşları ve terör eylemlerini tasvir etmekte ve bu olayların da kıyamet alameti olduğunu belirtmektedir. Nitekim dünyanın dört bir yanında çatışmalar, bölgesel ve iç savaşlar durmak bilmeksizin devam etmektedir.



    -Peygamberimiz (sav)'in Ahir Zaman'la ilgili verdiği haberlerden birisi de şu şekildedir:

    Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur.

    -Fakirler çoğalacak.Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.

    -Ahlaki çöküş,hak dinin ve Kuran Ahlakının terk edilmesi,faizin aşikar olması

    -Kötülerin çoğaldıkça çoğalması, yalancıların doğru kabul edilip doğruların yalancı sayılması, hainlerin güvenilir, güvenilir kimselerin hain sayılması kıyamet alametlerindendir. Yalancı şahitlik yaygınlaşır, hakka şahitlik ise gizlenir.

    -Boşanmaların çoğalırken gayri meşru çocuklarda çoğalır...

    -Uzun yaşamak çağlar boyunca insanların belli başlı hedefleri arasında yer almıştır. Bu uğurda büyük bir çaba harcanmıştır. Konuyla ilgili olarak, Hz. Muhammed de Ahir Zaman'daki gelişmeleri haber verdiği bir hadisinde şunları söylemiştir:

    Onun zamanında… ömürler uzayacaktır.

    -Yüksek binalar yapmada insanlar birbirleriyle yarışacak...

    -Zaman kısalacak ve vasıtalarla mesafeler kısalacak,zaman kısalıp sene ay, ay hafta, hafta gün, gün saat olacak...


    -Kişiye kamçısının ucu konuşmadıkça,kişiye (kendi) sesi konuşmadıkça kıyamet kopmaz.Semadan (gökyüzünden) bir ses ki herkes bunu kendi lisanında işitir...



  3. 3
    KIYAMET ALAMETLERİ


    1- MEHDİ GELECEK Mehdî'nin başı hizâsında bir bulut olacak, buluttan bir melek "Bu Mehdîdir, sözünü dinleyin" diyecektir.


    2- DECCAL GELECEK

    Deccâl yalancı bir kişidir. İslam dinini kötülüğe sevk etmek isteyecektir. Tanrı olduğunu söyleyecektir. Onun Tanrı olduğuna inananın îmânı gidecektir.
    Deccal'in sağ gözü kördür. İki gözünün ortasında “kafir” yazmaktadır. Çocuğu yoktur. Medine’ye ve Mekke’ye giremez. Ortaya çıktıktan sonra yeryüzünde 40 gün kalacak bu süre zarfında bazı olağanüstü olaylar gösterecektir.
    Daha sonra da yine kıyâmetin büyük alametlerinden olan Hz. İsa'nın yeryüzüne inmesiyle onun tarafından öldürüleceği hadislerde belirtilmiştir.


    3- HAZRETİ İSA GÖKTEN İNECEK

    Kıyâmet kopmadan önce Hazreti İsa yeryüzüne inecek, Hıristiyanları İslâm'a davet edecek, Deccâl'i öldürecektir.


    4- DABBET-ÜL ARZ ÇIKACAK

    Kıyâmet'ten önce çıkacağı bildirilen yaratıktırtır. Kelime anlamı "yer hayvanı" demektir. Bu hususta birçok hadîs-i şerîf vardır. Biri şöyle: “Dâbbet-ül-arz, mü'mine âsa ile dokunur, alnına "Bu Cennetlik" yazılır, yüzü nûrlanır. Kâfire vurunca, "Cehennemlik" diye yazılır, yüzü simsiyah olur”


    5- YE'CÜC VE ME’CÜC ÇIKACAK

    Kıyâmetin vukuundan önce çıkarak "yeryüzünde bozgunculuk yapacak" olan asılları ve soyları belirsiz iki insan topluluğudur Hz. ZülKarneyn'in önlerine yaptığı seddin yıkılarak açılması ile yeryüzüne dağılacaklar insanlara saldıracak, kentleri yakıp-yıkarak harabe haline getireceklerdir. Bazı rivayetlerde bu seddin Çin seddi olduğu zikredilir


    6- DUHAN ÇIKACAKTIR

    Duman anlamına gelen duhan da kıyâmetin büyük alametlerinden biridir. Kıyâmetin vukuundan önce dünyayı bir duman bulutu kaplayarak, kırk gün ve kırk gece kalacak, mü'minler nezleye tutulmuş gibi, kâfirler ise sarhoş gibi olacaklardır.


    7- GÜNEŞ BATIDAN DOĞACAKTIR

    Kıyametin en önemli göstergesi güneşin batıdan doğacak olmasıdır. Güneşin batıdan doğduğunu görüp kıyametin kopacağını anlayan insanlar topluca iman edecektir. Ancak daha önce iman etmemiş olanların imanları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır.


    8- ATEŞ ÇIKACAKTIR

    Hicaz’dan çıkacak olan büyük bir ateş insanları önüne katarak sürecek. Öyle güçlü bir ateş olacak ki, ta Basra’daki develerin boynu aydınlanacak


    9- YER ÇÖKECEK

    Doğuda, Batıda, Arap Yarımadasında olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kıyâmet'in büyük alametlerindendir


    10- KA’BE YIKILACAK

    Kıyâmet koparken, dünya, şimdiki yörüngesinden çıkıp, başka bir yörüngeye girer, daha sonra dağlar hallaç pamuğu gibi atılır, taş taş üstünde kalmaz. Apartmanlar, gökdelenler, saraylar yıkılır. Madden böyle virân olduğu gibi ma'nen de, virân olur


    KIYAMETİN KÜÇÜK ALAMETLERİ İSE ŞÖYLE;

    Fırat nehrinin suları çekilecek, nehir yatağından altın çıkacak!


    İlim ortadan kalkacak, cehalet yerleşecek.

    Sarhoşluk veren içkiler yaygınlaşacak.

    Çobanlar zenginleşerek bina yapımında yarışacaklar. Yüksek binalar artacak.

    Adam öldürme olayları ve fitne artacak.

    Elli kadına bir erkek düşecek derecede kadın nüfusu çoğalacak.

    Kadınlar sosyal konum açısından ön plana çıkarılacak.

    Kadınlar erkeklere benzemeye çalışacak.

    Erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla yetinecekler.

    Zina açıkça işlenir hale gelecek.

    Kötülük ve fuhuş yayılacak.

    Açıklık yayılacak, hayâsızlık çoğalacak.

    İnsanlar hayatlarından bıkarak ölülere imrenecek.

    Allah allah diyecek kimse kalmayacak.

    Geceyle gündüz birbirine eşit hale gelerek kıyametin kopuş zamanı yaklaşacak

    Camiler süslenecek, ama ibadete önem verilmeyecek

    Cihad ve irşad faaliyetleri terk edilecek.

    Sadece din dışı ilimler öğrenilecek.

    Kur'ân'ın önemi insanlar tarafından unutulacak.


    Namaz kılınmayacak.

    Emanete riayet edilmeyecek.

    Ebeveyne isyan edilip beyler hanımlarının emrine girecek.

    Toplumlar geçmişlerine lanet okuyacak.

    Seviyesiz ve şahsiyetsiz kişiler yönetici olacak.

    Yöneticiler insanlara zulmedecek.

    Liderliğe elverişli kimseler azalacak.

    Şerrinden korkulan kimselere itibar edilecek.

    Fâsıklar toplumun efendisi haline gelecek.

    Ahmak ve alçak insanlar dünyanın en mutlu insanları olacak

    Ticareti dürüst olmayan kişilerin ele geçirecek.

    Yalancılar tasdik edilip doğru konuşanlara itibar edilmeyecek.

    Yıldız falına inanılacak

    Ani ölümler çoğalacak.

    Cahiller ve dürüst olmayan sûfiler türeyecek.

    Akrabalık bağı kesilecek.

    Kitapların sayısı artacak

    Gasp olayları artacak




kıyamete iman ,  memba kıyamet